Taşaltı Sigorta
Sürdürülebilirlik Nedir?
0 (533) 699 84 10

Sosyal Medyada Biz}

Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilirlik Nedir?

Bu kimi zaman bir ürünü sürdürülebilirliğe katkısı olmadığı için tercih etmemek kimi zaman da yaşam döngüsünde daha aktif rol almak adına alışkanlıklarınızı değiştirmek anlamına geliyor.

Dünyanın sıcaklığının Endüstri Devrimi’nden bu yana 0.9 derece arttığı düşünülürse, değişimi hayatlarımıza dahil etmemiz şart.

Sürdürülebilir yaşam, konforsuz bir hayat yaşayacağınız anlamına gelmiyor. Hayatınızı sürdürürken aldığınız kararlarda, kendiniz kadar doğayı ve üzerinde yaşayan diğer canlıları da düşünerek, daha bilinçli seçimler yapmanızı salık veriyor.

Doğal bir denge içinde, insanın ekoloji ve doğal döngüler ile kurduğu simbiyotik ilişkilerine saygı duyarak yapılan tutarlı bir yaşam şekli değişikliği, tabii ki biraz zaman istiyor. Ancak içinde yaşadığımız aşırılıklar çağında hepimizin bir yerden başlaması gerekiyor.

Sürdürülebilir yaşamın en güçlü önermelerinden biri, yaptığınız her seçimin bir etkisinin olması. Her gün sipariş ettiğiniz kahveden giydiğiniz kıyafetlere, yaptığımız seçimlerin tamamı büyük dünya resminin bir parçası.

Özcümle, sürdürülebilir yaşam, seçimlerinizde ve hareketlerinizde bilinçli olursanız dünyayı değiştirebileceğinizi söylüyor.

Sürdürülebilir yaşam, bir parçası olmaya karar verdiğiniz ahlaki değerler bütünü aynı zamanda. Zira eninde sonunda sürdürülebilir yaşam yolundan yürümeyi tercih ettiğinizde, dünyayı etkileme biçiminizi değiştirmeyi kabul etmiş oluyorsunuz; bu da beraberinde farklı bir düşünsel boyut kazanmanıza karşılık geliyor.

Farm Mahal Çiftliği

Sürdürülebilirlik için Rakamsal Gerçekler

0,5 milyar tonluk karbondioksit salınımı ile dünyayı en çok kirleten Çin’i Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Rusya ve Japonya izliyor.

Küresel ısınmanın bir kıyamete dönüşmemesi için insan kaynaklı karbondioksit emisyonunun 2030’da %45 oranında düşerek 2010 seviyelerine gelmesi ve 2050’de sıfıra ulaşması gerekiyor.

%60’ı sera gazı emisyonu olmak üzere enerji, küresel ısınmayı en çok tetikleyen endüstri.

Eğer dünya üzerindeki herkes enerji tasarruflu ampul kullanmaya başlarsa her yıl 105 milyar euro tasarruf edilebiliyor.

Dünyanın %70’i su ile kaplı olsa da bunun sadece %2,5’u taze ve sadece %1’i insan erişimine açık.

Geçtiğimiz yüzyılda su tüketimi nüfusun iki katı oranda arttı.

Su kullanımı daha efektif olacak şekilde düzenlenirse evlerde %45 oranında tasarruf sağlanabilir.
Eğer tüm dünya ortalama bir Amerikalı gibi yemek yeseydi, global popülasyonun ihtiyacını karşılayacak yeterli su bulunamazdı.

Bitki ağırlıklı beslenme ile zirai emisyonun %70’i azaltılabilir.

Organik maddeler doğada çözünmeleri için istiflendiklerinde karbondioksitten %34 daha etkili metan gazı salınımına yol açar.

Bir ton kağıdı geri dönüştürmek 2584 lt yağ, 26498 lt su ve 2,5 küp metre yer tasarrufu sağlar.

Dünyada geri dönüşümde öncü ülkeler sırasıyla Almanya, Avusturya, Güney Kore ve Galler.

Bir ton kağıdı geri dönüştürmek 17 ağacı kurtarır.

Plastik üretiminde kullanılan fosil hidrokarbonlar yenilemeyen kaynaklar oldukları için küresel ısınmaya katkı sağlar.

Plastik torbalar ve strafor saklayıcıların çözünmesi binlerce yıl aldığı için deniz hayvanlarının ölümüne ve toprak ile suyun bozulmasına neden olurlar.

Günümüzde çoğu hızlı moda markalarının üretim ağlarında çalışan 36 milyon insan modern kölelikle yaşıyor.
Otomotiv Sektörü İklim Değişikliğine Karşı Günümüzün en önemli sorunlarından biri olan küresel iklim krizinin nedeni sera gazıdır.

Peki bu sera gazını oluşturan başlıca etmenin fosil yakıtlar olduğunu, hatta otomobillerde de enerji kaynağı olarak kullanıldığını kaçımız biliyoruz?

Birçoğumuz için önemli bir yatırım olan otomobil, egzozundan çıkan karbondioksit gazı ve ağır metallerle çevreye oldukça zarar vermekte.

Bundan dolayı son zamanlarda, Volvo’nun büyük bir adımattığı, fosil yakıt üretimine son verecek, elektrikle çalışan otomobillerin adını çok sık duyar olduk.

Yakıt tasarrufu yapıp son derece çevreci olan bu otomobiller, hava kirliliğinin önüne geçip kendi sektöründe küresel iklim kriziyle mücadeleyi başlatıyor.

Hızla büyüyen premium elektrikli otomobil pazarında lider olmaya kararlı Volvo Cars, 2030 yılına kadar tamamen elektrikli bir otomobil şirketi olmayı planlıyor.

Kendini gezegeni korumaya ve onun geleceğine adayan Volvo’nun üzerinde durduğu konulardan biri de sürdürülebilirlik.

Öyle ki bu kavram marka için güvenlikle eş seviyede tutuluyor. Araç içi yeterliliği tek emniyet olarak görmeyen Volvo, güvenliği çevre için bir üst seviyeye çıkarıp yeni elektrikli otomobili Volvo C40 Recharge’ı piyasaya sunuyor.

Ayrıca Volvo Cars (Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı) CTO’su Henrik Green, “C40 Recharge, Volvo’nun geleceğini temsil ederken aynı zamanda nereye doğru ilerlediğimizi de gösteriyor.

Tamamen elektrikli, uygun bir bakım paketiyle birlikte yalnızca online olarak satışa sunuluyor ve hızlı teslimat mümkün. Yeni bir Volvo almak hiç bu kadar çekici olmamıştı” diye de belirtmekte.

Tüm gözünü iklim değişimine çeviren Volvo, elektrikli araç üretimiyle yetinmekle kalmayıp tüm süreci çevreci bir yaklaşımla oluşturmakta. Tedarik zincirinden otomobil üretimine ve bu aşamalarda kullanılan her bir parça, doğa dostu materyallerle üretilmeyi hedefleniyor.

Volvo’nun en büyük amaçlarından biriyse, 2040 yılına karbon nötr bir marka olup yaptığı çalışmalar ile zirvede yer almak. Tüm bunları tek bir projeyle ortaya atan Volvo, Ultimate Safety Test projesini hayata geçiriyor.

Projeyle birlikte gelişimini daimi kılmak için, 2025 yılında araç başına düşen karbon emisyonu oranını %40’a kadar azaltmayı da planlayıp, satışlarının %50’sini elektrikli otomobiller ile yapmayı hedefliyor.
Günlük Hayatta Sürdürülebilirlik Uygulamaları

Atılan her adımın çevreyle de bağdaştığını unutmadan bazı önlemler almamız gerekiyor. Bunun için sıklıkla yaptığımız eylemleri bir kez daha gözden geçirip, çevreye en az zarar verecek şekilde uygulamalıyız.

-Üretilen her ürünün dünyaya bir etkisi olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Alışveriş esnasında gerçekten ihtiyacımız olan ürünleri tercih etmeli eğer gerekliyse de seçimleri en doğal olanlardan yana kullanmalıyız.

-Okyanusların %40’ını kaplayacak olan plastik atıkları ne yazık ki her gün bir deniz canlısının ölümüne sebep olmakta. Bunun için plastik kullanımının en az seviyede kullanılması gerekmekte.

-Canlıların doğal yaşam alanlarını tehlikeye atacak ürünlerden kaçınmak oldukça önemli. Bunun için yapılması gereken ilk adım bilinçli bir tüketici olup, alınan ürünlerin içeriklerin dikkatlice okumak ve sürdürülebilir malzemeleri barındıran ürünleri tercih etmek.

-Evde yapılacak olan ufak dokunuşlar da çevre için büyük bir adım olacaktır. Enerji tasarrufu için buna uygun aydınlatma cihazları kullanılıp, ısıtma ve soğutma sistemi için ayarlanabilir termostatlar tercih edilebilir.

05 Aralık 2022
581 kez görüntülendi
Wordpress Tema indir